Tarihçe-i Hayat Dördüncü Kısım: Kastamonu Hayatı

Karadağın Bir Meyvesi
-1-
Azîz, sıddîk kardeşlerim, bu defa mektup yerinde bu meyveyi gönderiyoruz. Bir ayetin mana-i işarîsinin külliyetinden bir ferdi, hürriyetten bu ana kadardır. Teşrin-i Sanî otuzuncu gün, bin üç yüz elli sekizde Karadağ başına çıkıyordum.
"İnsanların, husûsan Müslümanların bu teselsül eden helaketleri ve hasaretleri ne vakitten başladı ve ne vakte kadardır?" hatıra geldi. Birden, her müşkülümü halleden Kur’an-ı Mu’cizü’i-Beyan, Sûre-i ’yi karşıma çıkardı, "Bak!" dedi; baktım. Her asra hitap ettiği gibi, bu asrımıza da daha ziyade bakan -2- ayetindeki makam-ı cifrîsi bin üç yüz yirmi dört edip, hürriyet inkılabıyla başlayan tebeddül-ü saltanat ve Balkan ve İtalyan Harbleri ve Birinci Harb-i Umûmi mağlûbiyetleri ve muahedeleri ve şeair-i İslamiyenin sarsılmaları ve bu memleketin zelzeleleri ve yangınlar ve İkinci Harb-i Umûminin zemin yüzünde fırtınaları gibi semavî ve arzî musîbetler ile hasaret-i insaniye ile ayetinin bu asırda dahi bir hakîkati, maddeten aynı tarihiyle gösterip, bir lem’a-i i’cazını gösteriyor. -3- -ahirdeki , beş sayılır-şedde sayı-lır ise, makam-ı cifrîsi bin üç yüz elli sekiz olan bu senenin ve gelecek senenin aynı tarihini göstermekle, o hasaretlerden, bahusus manevî hasaretlerden kurtulmanın çare-i yeganesi, îman ve a’ mal-i saliha olduğu gibi; ve mefhum-u muhalifiyle o hasaretin de sebeb-i yeganesi, küfür ve küfran, şükürsüzlük, yani îmansızlık ve fısk ve sefahet olduğunu gösterdi. Sûre-i ’ın azamet ve kudsiyetini ve kısalığıyla beraber gayet geniş ve uzun hakaikın hazinesi olduğunu tasdik ederek, Cenab-ı Hakka şükrettik.

1 Allah’ın adıyla. Onu her türlü kusur ve noksandan tenzih ederiz.

2 Yemin olsun asra. · İnsan muhakkak hüsrandadır. (Asr Sûresi:1-2.)

3 Ancak îman eden, güzel işler yapanlar, ... müstesna (Asr Sûresi: 3.)