Tarihçe-i Hayat Dördüncü Kısım: Kastamonu Hayatı

Evet, alem-i İslamın, bu asrın hasareti olan bu dehşetli İkinci Harb-i Umûmiden kurtulmasının sebebi, Kur’an’dan gelen îman ve a’mal-i saliha olduğu gibi; fakirlere gelen acı açlık ve kahtın sebebi, orucun tatlı açlığını çekmedikleri ve zenginlere gelen hasaret ve zayiatın sebebi de, zekat yerinde ihtikar etmeleridir. Ve Anadolu’nun bir meydan-ı harb olmamasının sebebi, kelime-i kudsiyesinin hakîkatini fevkalade bir sûrette yüz bin insanların kalblerine tahkîki bir tarzda ders veren Risale-i Nur olduğunu pekçok emarelerle ve şakirtlerinden binler ehl-i hakîkat ve dikkatin kanaatleri ispat eder.

Risale-i Nur’un Küçük Ve Masum Şakirtleri
Azîz, sıddîk kardeşlerim,
Risale-i Nur’un küçük ve masum şakirtlerinden elli-altmış talebenin yazdıkları nüshalar bize de gönderilmiş; biz de, o parçaları üç cild içinde cem’ ettik. Hem o masum şakirtlerin bazılarını isimleriyle kaydettik. Mesela, Ömer on beş yaşında, Bekir dokuz yaşında, Hüseyin on bir yaşında, Hafız Nebi on dört yaşında, Mustafa on dört yaşında, Mustafa on üç yaşında, Ahmed Zeki on üç yaşında, Ali on iki yaşında, Hafız Ahmed on iki yaşında... Bu yaşta daha çok çocuklar var, uzun olmasın diye yazılmadı. İşte bu masum çocukların Risale-i Nur’dan aldıklan derslerinin ve yazdıklarının bir kısmını bize göndermişler. Biz de onların isimlerini bir cedvelde derc ettik.
Bunların, bu zamanda, bu ciddî çalışmaları gösteriyor ki; Risale-i Nur’da öyle manevî bir zevk ve cazibedar bir nur var ki, mekteplerdeki çocukları okumaya şevkle sevk etmek için icad ettikleri her nevî eğlence ve teşviklere galebe edecek bir lezzet, bir sürur, bir şevk, Risale-i Nur veriyor ki, çocuklar böyle hareket ediyorlar. Hem bu hal gösteriyor ki, Risale-i Nur kökleşiyor; inşaallah daha hiçbir şey onu koparamayacak, ensal-i atiyede devam edecek.
Aynen bu masum küçük şakirtler gibi, Risale-i Nur’un cazibedar dairesine giren ümmî ihtiyarların dahi, kırk-elli yaşından sonra Risale-i Nur’un hatırı için yazıya başlayıp, yazdıkları kırk-elli parçayı iki-üç mecmua içinde derc ettik. Bu ümmî ihtiyarların ve kısmen çoban ve efelerin bu zamanda, bu acîb şerait içinde herşeye tercihan Risale-i Nur’a bu sûretle çalışmaları gösteriyor ki; bu zamanda Risale-i Nur’a ekmekten ziyade ihtiyaç var ki, harmancılar, çiftçiler, çobanlar, yörük efeleri hacat-ı zarûriyeden ziyade Risale-i Nur’a çalışmaları, Risale-i Nur’un hakkaniyetini gösteriyorlar.

İman edenler müstesna. (Asr Sûresi: 3.)