Tarihçe-i Hayat Dördüncü Kısım: Kastamonu Hayatı

ve tedbîrin ile teshîr ve tanzim ve tavzif edilmişlerdir. Bütün o ecrâm-ı ulviye, kendilerini yaratan ve döndüren ve idâre eden birtek Hàlıka tesbih ederler, tekbir ederler, lisân-ı hâl ile derler. Ben dahi onlann bütün tesbihâtıyla Seni takdîs ederim.

Ey şiddet-i zuhurundan gizlenmi,s ve ey azamet-i kibriyâsından ihtifâ etmi,s olan Kadîr-i Zülcelâl! Ey Kàdir-i Mutlak!
Kur’ân-ı Hakîmin dersiyle ve Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın tâlimiyle anladım: Nasıl ki gökler, yıldızlar, Senin mevcudiyetine ve vahdetine şehâdet ederler; öyle de, cevv-i semâ, bulutlanyla ve şimşekleri ve ra’dlan ve riizgârlanyla ve yağmurlanyla, Senin vücûb-u vücuduna ve vahdetine şehâdet ederler.
Evet, câmid, şuursuz bulut, âb-ı hayat olan yağmuru, muhtaç olan zîhayatlann imdâdına göndermesi, ancak Senin rahmetin ve hikmetin iledir. Kanşık tesâdüf karışamaz.
Hem, elektriğin en büyüğü bulunan ve fevâid-i tenvîriyesine işaret ederek ondan istifâdeye teşvik eden şimşek ise, Senin fezâdaki kudretini güzelce tenvir eder.
Hem, yağmurun gelmesini müjdeleyen ve koca fezâyı konuşturan ve tesbihâtının gürültüsüyle gökleri çınlataıı ra’dât dahi, lisân-ı kàl ile konuşarak Seni takdîs edip rubûbiyetine şehâdet eder.
Hem, zîhayatlann yaşamasına en lüzumlu nzkı ve istifâdece en kolayı ve nefesleri vermek, nüfûslan rahatlandırmak gibi çok vazifeler ile tavzif edilen rüzgârlar dahi, cevvi, âdetâ bir hikmete binâen Levh-i Mahv ve Ispat ve "yazar, ifâde eder, sonra bozar tahtası" sûretine çevirızıekle, Senin faaliyet-i kudretine işaret ve Senin vücuduna şehâdet ettiği gibi, Senin merhametinle bulutlardan sağıp zîhayatlara gönderilen rahmet dahi, mevzun, muntazam katreleri kelimeleriyle, Senin vüs’at-i rahmetine ve geniş şefkatine şehâdet eder.

Ey Mutasarrıf ı Fa’âl! Ve ey Feyyâz-ı Müteâl!
Senin vücûb-u vücuduna şehâdet eden bulut, berk, ra’d, rüzgâr, yağmur, birer birer şehâdet ettikleri gibi, heyet-i mecmuasıyla,