Tarihçe-i Hayat İkinci Kısım: Barla Hayatı

gurbetten dahi, şu fanî misafirhaneden ebedü’i-abad tarafına harekete amade olan rûhumu fevkalade bir gurbette gördüm. Birden, "Fesübhanallah" dedim. "Bu gurbetlere ve karanlıklara nasıl dayanılır?" düşündüm. Kalbim feryad ile dedi:
Ya Rab! Garîbem, bîkesem, zaîfem,natüvanem,alîlem, acizem, ihtiyarem.
Bîihtiyarem, el-aman gûyem, afv cûyem, mededhahem; zidergah et İlahî!
Birden nûr-u îman, feyz-i Kur’an, lütf-u Rahman imdadıma yetiştiler. O beş karanlıklı gurbetleri, beş nûranî ünsiyet dairelerine çevirdiler. Lisanım -1- söyledi, kalbim -2- ayetini okudu, aklım dahi ıztırabından ve dehşetinden feryad eden nefsime hitaben dedi:
Bırak bîçare feryadı, beladan kıl tevekkül. Zîra feryad, bela ender, hata ender beladır bil!
Bela vereni buldunsa eğer, safa ender, vefa ender, ata ender beladır bil!
Madem öyle, bırak şekvayı, şükret; çün belabîl, dema keyfinden güler hep gül mül.
Ger bulmazsan, bütün dünya cefa ender, fena ender, heba ender beladır bil.
Cihan dolu bela başında varken, ne bağırırsın küçücük bir beladan, gel tevekkül kıl.
Tevekkül ile bela yüzünde gül; ta o da gülsün. O güldükçe küçülür, eder tebeddül.

Hem üstadlarımdan Mevlana Celaleddin’in nefsine dediği gibi dedim: -3-
O vakit, nefsim dahi, "Evet, evet acz ve tevekkül ile, fakr ve iltica ile nur kapısı açılır, zulmetler dağılır. -4- " dedi. Meşhur

1 Allah bize kafidir. O ne güzel vekildir. (Al-i İmran Sûresi:173.)

2 Ey Peygamber, eğer insanlar senden yüz çevirirse, sen de ki: "Allah bana yeter. Ondan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce Arşın Rabbi de Odur." (Tevbe Suresi:129.)

3 O, "Ben senin Rabbin değil miyim?" dedi; sen, "Evet, Rabbimsin" dedin: "Evet’ demenin şükrü nedir? "Bela" çekmektir. Belanın sırrının ne olduğunu bilir misin? O, Allah’a karşı fakrını hissetmenin ve Allah’a dayanmadıkça hiçliğini bilmenin yollarıdır.

4 Îman ve İslamiyet nûrundan dolayı Allah’a hamd olsun.