Tarihçe-i Hayat Sekizinci Kısım: Isparta Hayatı

kıymetli, faziletli, millet ve memleket için cansiperane ve hiçbir ivaz ve bedel mukabili olmayarak fisebilillâh çalışan zevatı buralara getiren, cinayet sandalyalarına oturtan zihniyet hakkında bazı mütalâada bulunmak isterdim; fakat onun yeri burası değildir. Bunun için ayrıca bir eser yazmak icap eder. Çünkü bu zihniyetle mücadele herkes için bir vazifedir. Yüksek mahkemenin yüksek vicdanı beni müdafaadan müstağni kılacak derecede itminanbahştır. Müvekkilimin beraetini istemekle şeref duyarım.


Avukat Abdurrahman Şeref Lâç’ın Müdâfaası

Müteâkiben, diğer mümtaz avukat arkadaşları gibi Üstadın miidâfaasını fahrî olarak deruhte eden îmanlı ve kudretli meşhur ve mümtaz avukat Abdurrahman Şeref Lâç müdâfaaya başladı. Evvelâ bir mukaddime yaptı.
Dedi ki:
"Sanık olarak huzurunuza gelen seksen yaşını mütecâviz bu mübârek zâtın suçla hiçbir münâsebet ve taallûku olmadığı tamamıyla tezâhür etmiştir. Yüksek mahkemece de buna tam kanaat hâsıl olduğunu, berâetine karar verileceğini de kuvvetle ümit ederim. Ancak, aleyhimizde bir karar verilmesine binde bir ihtimâl olsa da, üzerime aldığım bir mâsumun müdâfaasını ihmâl etmeyi, bir vazifesizlik sayarım. Yüksek Temyiz Mahkemesinin kanaat ve nokta-i nazarını da hesâba katmak icap eder. Burada bahsedilmedi diye, usül noktasından bir eksiklikte bulunmuş olmamalıyım. Onun için müdâfaamı yapmama yüksek mahkemenin müsaadelerini ricâ ederim."
"Peki Abdurrahman Bey, son müdâfaanızı dinleyeceğiz. Buyurun."
"Gerıçlik Rehberi isimli eser, Kur’ân-ı Azîmüşşânın emir ve tefsirlerinden ibâret bulunmasına, Islâm dîninin ve bu dînin emir ve nasihatlerini ihtivâ eylemesine ve Anayasanın 70’inci maddesine göre, şahsî mâsuniyet, vicdan, tefekkür, söz ve neşir hak ve hürriyeti Türklerin tabiî haklarından olduğu; Anayasanın 75’inci maddesine göre de hiçbir kimse, mensup olduğu din ve mezhebden dolayı muâheze edilemeyeceğinden; müvekkilimin Anayasa ile kendisine bahşedilmiş bulunan bu din ve neşir hürriyetinden mahrum edilerek cezâî tâkibe mâruz bırakılması Anayasa hükümlerine mugayirdir.
"Yukarıda izah ettiğimiz kanunî taraflarımız, farz-ı muhâl nazar-ı dikkate alınmaz, Türk Ceza Kanununun antidemokratik 163’üncü maddesine göre müvekkilimin tâkibi mümkün farzedilirse, isnad edilen suçun tahliline geçer ve şöyle deriz:
"Bir Müslüman; ak saçlı, yaşlı bir Müslüman. Saçını başını ve yaşını bütün ömrü boyunca nurla ağartmış bir Müslüman. Saçı, başı, yaşı ve bütün vücudu