Tarihçe-i Hayat Sekizinci Kısım: Isparta Hayatı


Gayet şiddetli hasta Üstadımıza mühim, resmî bir zâttan bir mektup geldi. Diyor ki: Tarihçe-i Hayat’ın neşrolunmaması için eski partinin mühim adamları, büyük bir tâviz ile eski partinin bâzı memurlarını bu hatâya sevk etmişler...
Üstadımız da dedi ki:
"Bu Tarihçe-i Hayat’ın en mühim kısmı üç defa Sebilürreşad tarafından, dört defa da otuz kırk seneden beri hem eski harf, hem yeni harf ile neşredilmiş ve içindeki müdâfaât parçaları da müteaddit mahkemelerin huzurunda okunmuş ve resmen de neşredilmiş. Yeni olarak, Medîne-i Münevvere gibi hariç yerlerden bir-iki âlim zâtın, izah ve teşekkür nevinden birkaç hakîkatli mektupları var. Onun için mahkemelerin resmen bunlara ilişecek hiçbir ciheti yok.
"Sâniyen: Risâle-i Nur, kırk elli senede bütün ehl-i siyasetin tazyikatı altında tek başına âlem-i Islâmda hârika bir tarzda neşrolduğu halde, şimdi milyonlar nâşirleri varken, değil eski bir parti, dünya toplansa ona karşı bir set çekemez, mümkün değil; belki bir îlânnâme hükmüne geçer. Onun için, Nur Talebeleri müteessir olmasınlar...
"Sâlisen: Hem eski partinin bana karşı zulümlerini helâl ettiğim; hem Kur’ân’ın bir kanun-u esasîyesi olan yani birisinin hatâsı ile başkası, partisi, akrabası mesul olmaz, olamaz diye hem Anadolu, hem vilâyet-i şarkiyede Risâle-i Nur’la neşredildiği sebebiyle, âsâyişe tam kuvvetli bir tarzda hizmet edilmiş. Demek bir mânevî zabıta hükmünde herkesin kalbinde bir yasakçı bırakıyor. Bu noktaya binâen, Risâle-i Nur, eski partinin dört-beş hatâsını yüz derece ziyâdeleştirmeye mânîdir. Yüzde beş adamın hatâsını doksan beşe de verip, yirmi otuz derece ziyâdeleştirmemiş. Onun için, umum o partinin ekserîsi iktidar partisi kadar Risâle-i Nur’a minnettar olmak lâzımdır. Çünkü, bu dersi, bu kanun-u esâsiye-i Kur’âniyeyi Risâle-i Nur ders vermeseydi, o beş adamın hatâsı binler adamı da hatâkâr yapardı.
"Râbian: Katiyen tahakkuk etmiş ki, Risâle-i Nur, hariçten hücum eden küfr-ü mutlaka karşı bu milleti ve âlem-i Islâmiyeti muhâfaza edecek, Kur’ ân-ı Hakîmin mu’cize-i mânevîyesinden bir derstir ki, dinsiz feylesoflardan hiçbirisi ona karşı mukabele çaresi bulamadılar. Katiyen haber aldık ki, hariçte bâzı yerde bir milyon gençler, "Müsâlemet-i umûmiyeyi temin edecek Risâle-i Nur’dur"

Hiçbir günahkâr başkasının günahını yüklenmez. (En’am Sûresi:164.)