Tarihçe-i Hayat Sekizinci Kısım: Isparta Hayatı

demişler. Sulh-u umûmî taraftaki Almanya ve Amerika gibi bâzı ecnebîlerin de Risâle-i Nur’u tercümeye başladığını haber aldık.
"Hâmisen: Eğer resmî adamlar bâzı yeni kanunlara yanlış mânâlar verip bir iki satırına ilişseler benim bedelime deyiniz ki, `Bir adamın hatâsı ile yirmi bin komşusu cezalandırılır mı, hapsedilir mi? Dünyada böyle hükmeden hiçbir kanun var mı?’
"Işte her sahifesi yirmi satır olan beş yüz sahifelik bir kitabın bir satırında bir adama şiddetli tokat vurmuşsa; evvela, isim muayyen değil; orada mes’uliyet yok. Şâyet olsa da, sansür gibi o satır silinir; o kitabı müsâdere etmek, on bin adamı hapse sokmak gibi kâinatta işitilmemiş bir kanunsuzluk, bir zulüm olduğu gibi; öteki yirmi bin satırlar, şimdiye kadar yirmi bin adamın îmânını kuvvetlendirdiği cihetle, yirmi bin hasene ve iyilik olduğundan, elbette o hatâyı ve seyyieyi affettirir.
"Ben şiddetli hasta olmasaydım daha konuşacaktım. Siz hizmetkârlarım tashih ve ıslah edersiniz. Hattâ münâsip görseniz, mânen polislerin bir vazifesini gören Risâle-i Nur’un âsâyiş hizmetinde polislere büyük bir kuvvet olan derslerine polisler herkesten ziyade taraftar olmak lâzım gelirken, şimdi resmen taharrî memuru sûretinde polislik aleyhinde olan bu hizmeti polislere vermeye rûhum râzı değil. Onlara umûmen hakkımı helâl ettiğimi söylersiniz.
"Sâdisen: Şiddetli bir teessüfle Leyle-i Mîrac vaktinde Mîrâc-ı Şerif, Şuhûr-u Selâse hürmetine vesîle beklerken, Tarihçe-i Hayat hasebiyle taharrî hâdisesi şiddetli bir keder verdi. `Sadaka belâyı defeder’ meâlindeki hadîs-i sahîhin hükmüyle, Risâle-i Nur Anadolu için belâları defeder bir sadaka hükmüne geçtiği; ona berâetler ve serbestiyetler verildiği zaman belâların defedilmesi, ona hücum edildiği zaman belâların gelmesi yüz hâdisesi var ki, bâzan zelzele ve fırtınalarla kaydedildiği gibi, bu defa da hayatımda görmediğim tahte’s-sıfır on sekiz dereceye yakın bir soğuk taarruz ve taharrînin aynı vaktinde geldi."
Üstadımız şiddetli hastalığından fazla konuşamadı. Hasta halinde hizmetkârına dedi: "Merak etmemeleri için, berâ-i mâlûmât, bâzı dostlara ve bâzı resmî zâtlara gönderirsiniz."
Şiddetli hasta Üstadımızın Hizmetkârı
Evet, hizmetkârımın yazdığı doğrudur.
Said Nursî