Tarihçe-i Hayat Üçüncü Kısım: Eskişehir Hayatı

merasimlerine tevafuk etmeyen ifadatıma nazar-ı müsamaha ile bakmak adaletin mukteziyat ve îcabatındandır. Benim müdafaatımda mücmel kalan noktalar, iddianameye karşı yazdığım îtiraznamemde vardır ve îtiraznamemde mücmel kalan noktaların müdafaatımda izahatı vardır; birbirini tekmil eder. Yüz altmış üçüncü madde-i kanuniyenin tazammun ettiği-manen-kuyûd-u ihtiraziye ile beraber ve vazı-ı kanunun irade ettiği maksat, asayişin ihlaline medar olmamak olduğuna binaen, ihlal-i asayişe işaret ve delalet edecek hiçbir emare ve tereşşuhat, benim ve risalelerim yüzünde görülmediği ve zaptınıza geçen müdafaatımda yirmi defa katî bir sûrette bu kanunun meselemizle alakası olmadığını ve katiyen cezayı müstelzim bir cihet bulunmadığını ispat ettiğim halde; her nasılsa, bidayetteki evhamın tesiratıyla, o madde-i kanuniye ile bizi muaheze etmek için mezkûr maddeyi ileri sürmek hiçbir vecihle şan-ı adalete yakışmayacağından, beraetimi talep eyleyerek, en son sözüm:

Allah bize yeter; O ne güzel vekîldir. (Al-i İmran Sûresi:173.) ·
Ey Peygamber, eğer insanlar senden yüz çevirirlerse, sen de ki: "Allah bana yeter. Ondan başka ibadete layık hiçbir ilah yoktur. Ben Ona tevekkül ettim. Yüce Arşın Rabbi de Odur. (Tevbe Suresi:129.)