Tarihçe-i Hayat Üçüncü Kısım: Eskişehir Hayatı

Mahkeme-i Temyizin Davamızı Nakzetmeyip Tasdiki Takdirinde
Tashih-i Dava İçin Heyet-i Vekileye Yazılmış Bir Arzuhaldir


Orada zahiren görülecek şekva ise, hükızmete şekva etmektir ve tenkidler, hükûmeti iğfale çalışan entrikacıları tenkid etmektir.
Ey ehl-i hall ve akd! Dünyada emsali nadir bulunan bir haksızlığa giriftar edildim. Bu haksızlığa karşı sükût etmek hakka karşı bir hürmetsizlik olduğundan, bilmecburiye gayet ehemmiyetli bir hakîkati faş etmeye mecburum. Diyorum ki:
Ya benim îdamımı ve yüz bir sene cezayı istilzam edecek kusurumu kanun dairesinde gösteriniz; veyahut bütün bütün dîvane olduğumu ispat ediniz; veyahut benim ve risalelerimin ve dostlarımın tam serbestiyetimizi verip, zarar ve ziyanımızı müsebbiblerinden alınız.
HAŞİYE
Evet, herbir hükûmetin bir kanunu, bir usûlü var; o kanuna göre ceza verilir. Hükûmet-i cumhuriyenin kanunlarıyla beni ve dostlarımı en ağır bir cezaya müstehak edecek esbab bulunmazsa, elbette takdir ve mükafat ve tarziye ile beraber, tam hürriyetimizi vermek lazım gelir. Çünkü meydandaki gayet ehemmiyetli hizmet-i Kur’aniyem eğer hükûmetin aleyhinde olsa, böyle bir senelik bana ceza, birkaç dostuma altışar ay mahkûmiyetle olamaz. Belki yüz bir sene ve îdam gibi bana ceza ve en ağır cezaları da benim ile ciddi hizmetime irtibat edenlere vermek lazım gelir. Eğer hizmetimiz hükûmetin aleyhinde olmazsa; o vakit, değil ceza, hapis, ittiham, belki takdir, mükafatla karşılanmak lazım gelir. Çünkü, bir hizmet ki; yüz yirmi risale o hizmetin tercümanları olmuş ve o hizmetle koca Avrupa feylesoflarına meydan okuyup, esasları zîr ü zeber edilmiş; elbette o tesirli hizmet ya dahilde gayet müthiş bir netice verir veyahut gayet nafi ve yüksek ve ilmî bir semere verecek. Onun için, göz boyamak nevinde ve efkar-ı ammeyi aldatmak tarzında ve hakkımızda zalimlerin entrikalarını, yalanlarını setretmek sûretinde, çocuk oyuncağı gibi bana bir sene ceza verilmez. Benim emsalim, ya îdam olur, darağacına müftehirane çıkarlar, veyahut layık olduğu makamda serbest kalırlar.
Evet, binler lira kıymetinde elmasları çalabilen mahir bir hırsız, on kuruşluk bir cam parçasına hırsızlık etmekle elmas çalmış gibi aynı cezaya kendini mahkûm etmek, dünyada hiçbir hırsızın, belki hiçbir zîşuurun karı değildir. Böyle bir hırsız kurnaz olur; böyle nihayet derecede eblehane hareket etmez.

HAŞİYE
Mahkeme-i Temyizden davamızı nakz yerine tasdik geldiği takdirde, heyet-i vekîleye ve hem Meclis-i Mebusana, hem Dahiliye Vekaletine ve hem Adliye Nezaretine vermek üzere, davamızı tashih münasebetiyle yazılmış bir layihadır. Eğer bu haklı derdimi ve ehemmiyetli hakkımı bu mercîlere dinlettiremezsem, bu hayata veda etmek bana vacib olur. Çünkü, sükûtumla şahsî bir hakkımla beraber, binler muhterem hukuk zayi olur.