Tarihçe-i Hayat Üçüncü Kısım: Eskişehir Hayatı

namında, o zaman Divan-ı Harbdeki müdafaatım katî gösterir ki, değil kurnazlık belki edna bir hileye tenezzül etmez bir tarzda hayat geçirmişim. Eğer hile olsaydı, bu beş sene zarfında sizlere temellukkarane bir müracaat edilecekti. Hileli adam kendini sevdirir, kendini çekmez; iğfal ve aldatmaya daima çalışır. Halbuki, bana karşı en mühim hücumlara ve tenkitlere mukabil, tezellüle tenezzül etmedim.
-1- deyip, ehl-i dünyaya arkamı çevirdim. Hem de ahireti bilen ve dünyanın hakîkatini keşfeden, aklı varsa pişman olmaz, yeniden dünyaya dönüp uğraşmaz. Elli seneden sonra, alakasız, tek başıyla bir adam, hayat-ı ebediyesini dünyanın bir iki sene gevezeliğine, şarlatanlığına feda etmez; feda etse, kurnaz olmaz, belki ebleh bir dîvane olur. Ebleh bir dîvanenin elinden ne gelir ki, onun ile uğraşılsın. Amma zahiren tarik-i dünya batınen talib-i dünya şüphesi ise, -2- sırrınca, ben nefsimi tebrie etmiyorum. Nefsim her fenalığı ister. Fakat, şu fanî dünyada, şu muvakkat misafirhanede, ihtiyarlık zamanında, kısa bir ömürde, az bir lezzet için, ebedî, daimî hayatını ve saadet-i ebediyesini berbat etmek, ehl-i aklın karı değil, ehl-i aklın ve zîşuurun karı olmadığından, nefs-i emmarem ister istemez akla tabî olmuştur.
· Üçüncü vehimli sual: Ehl-i dünya diyorlar ki: "Sen bizi sever misin? Beğeniyor musun? Eğer seversen, neden bize küsüp, karışmıyorsun? Eğer beğenmiyorsan, bize muarızsın; biz muarızlarımızı ezeriz."
Elcevap: Ben değil sizi, belki dünyanızı sevseydim, dünyadan çekilmezdim. Ne sizi ve ne de dünyanızı beğenmiyorum; fakat karışmıyorum. Çünkü, ben başka maksaddayım. Başka noktalar benim kalbimi doldurmuş; başka şeyleri düşünmeye kalbimde yer bırakmamış. Sizin vazifeniz ele bakmaktır, kalbe bakmak değil. Çünkü, idarenizi, asayişinizi istiyorsunuz. El karışmadığı vakit, ne hakkınız var ki hiç layık olmadığınız halde, "Kalb de bizi sevsin" demeye? Kalbe karışsanız: Evet, ben nasıl bu kış içinde baharı temennî ediyorum ve arzu ediyorum; fakat irade edemiyorum, getirmeye teşebbüs edemiyorum. Öyle de, hal-i alemin salahını temennî ediyorum, dua ediyorum ve ehl-i dünyanın ıslahını arzu ediyorum; fakat irade edemiyorum; çünkü elimden gelmiyor. Bilfiil teşebbüs edemiyorum; çünkü ne vazifemdir, ne de iktidarım var.
· Dördüncü şüpheli sual: Ehl-i dünya diyorlar ki: "O kadar belalar gördük ki, kimseye emniyetimiz kalmadı? Sana nasıl emîn olabiliriz ki, fırsat senin eline geçse, arzu ettiğin gibi karışmazsın?

1 Allah’a tevekkül ettim. (Hûd Sûresi: 56.)

2 Ben nefsimi temize çıkarmam. Çünkü nefis daima kötülüğe sevk eder. (Yûsuf Suresi: 53.)