bulunan şâkirtlerin şahs-ı mânevîsinin pek hârika fedâkârlığı, onların bu plânını da akîm bırakacak. Evet, Cennet ucuz olmadığı gibi, Cehennem dahi lüzûmsuz değil. Sizlere tekrar ile beyân edilmiş; eski zamanın kahraman mücâhidlerine nisbeten en az zahmet, ağır şerâit ve bu zamanın şiddet-i ihtiyaç cihetiyle çok sevap kazanan, inşaallah hâlis Nurculardır. Ve boşu boşuna, bâd-i hevâ, belki günahlı, zararlı giden birkaç sene ömrünü, böyle kudsî bir hizmet-i îmâniye ve Kur’âniyeye sarf eden ve onun ile ebedî bir ömrü kazanan Nur Talebeleridir. Ben, kendi hisseme düşen bütün bu hücumlarına karşı, pekçok zaafiyetimle beraber tahammüle karar verdim. Inşaallah, kuvvetli, fedâkâr, genç, kahraman kardeşlerim benden geri kalmaz ve kaçmazlar ve kaçanları da geri çevirmeye, şimdiye kadar çalıştıkları gibi, çalışacaklar.
Said Nursî
Azîz, sıddîk kardeşlerim,
Evvela: Receb-i Şerifinizi ve yarınki Leyle-i Regaibinizi rûh-u cânımızla tebrik ederiz.
Sâniyen: Me’yus olmayınız, hem merak ve telâş etmeyiniz; inâyet-i Rabbâniye, inşaallah, imdâdımıza yetişir. Bu üç aydan beri aleyhimize ihzâr edilen bomba patladı. Benim sobam ve Feyzilerin su bardağı ve Hüsrev’in su bardakları... Verdikleri haber doğru çıktı; fakat dehşetli değil, hafif oldu. Inşaallah, o ateş tamamen sönecek. Bütün hücumları, şahsımı çürütmek ve Nurun fütûhâtına bulantı vermektir. Emirdağ’ındaki mâlûm münâfıktan daha muzır-ve gizli zındıkların elinde bir âlet-bir adam, bid’atkâr bir yarım hoca ile beraber, bütün kuvvetleriyle bize vurmaya çalıştıkları darbe, yirmiden bire inmiş. Inşaallah, o bir dahi, bizi mecrûh ve yaralı etmeyecek. Ve düşündükleri ve kast ettikleri, bizi birbirinden ve Nurlardan kaçırmak plânlan dahi akîm kalacak. Bu mübârek ayların hürmetine ve pekçok sevap kazandırmalarına îtimâden, sabır ve tahammül içinde şükür, tevekkül etmek ve
düsturuna teslim olmak elzemdir, vazifemizdir.
Said Nursî
Kadere iman eden, kaderden emin olur.