Tarihçe-i Hayat Yedinci Kısım: Afyon Hayatı


Azîz, sıddîk, sarsılmaz, telâş etmez, âhireti bırakıp fânî dünyaya dönmez kardeşlerim,
Bir parça daha burada kalmaktan, meselemizi bir derece genişlendirmek istemelerinden mahzun olmayınız; bilakis, benim gibi memnun olunuz. Mâdem ömür durmuyor, zevâle koşuyor; böyle çilehânede uhrevî meyveleriyle bâkîleşiyor. Hem, Nurun ders dairesi genişliyor. Meselâ, ehl-i vukùfun hocaları tam dikkatle Sirâci’n-Nur’u okumaya mecbur oluyorlar.
Hem, bu sırada çıkmamızın bir iki cihetle hizmet-i îmâniyemize bir noksanlık vermesi ihtimâli var. Ben sizlerden, şahsen, çok ziyâde sıkıntı çektiğim halde, çıkmak istemiyonım. Siz de mümkün olduğu kadar sabır ve tahammüle ve bu tarz-ı hayata alışmaya ve Nurları yazmak ve okumaktan tesellî ve ferah bulmaya çalışınız.
Said Nursî

.....................
Sâniyen: "Risâle-i Nur, Kur’ ân’ ın çok kuvvetli, hakîkî bir tefsiridir," tekrar ile dediğimizden, bâzı dikkatsizler tam mânâsını bilemediğinden bir hakîkati beyân etmeye bir ihtar aldım. O hakîkat şudur:
Tefsir iki kısımdır:
· Birisi, malûm tefsirlerdir ki, Kur’ân’ın ibâresini ve kelime ve cümlelerinin mânâlarını beyân ve izah ve ispat ederler.
· Ikinci kısım tefsir ise, Kur’ân’ın îmânî olan hakîkatlerini kuvvetli hüccetlerle beyân ve ispat ve izah etmektir. Bu kısmın pekçok ehemmiyeti var. Zâhir, mâlum tefsirler bu kısmı bâzan mücmel bir tarzda derc ediyorlar; fakat, Risâle-i Nur, doğnzdan doğruya bu ikinci kısım esas tutmuş, emsâlsiz bir tarzda, muannid feylesofları susturan bir mânevî tefsirdir.
Said Nursî