-1- Fesadın "isyan"a bedel zikri, isyanlarının nizam-ı alemin fesadına sebep olacağına işarettir. Devam ile teceddüdü ifade eden muzari sigasıyla fesadın zikredilmesi, melaikenin asıl istemedikleri ve inkar ettikleri, ancak isyanlarının devam ve istimrar ile vukua geleceğine ait olduğuna işarettir. Melaike, beşerin isyanlarının devam ve istimrarını, ya Cenab-ı Hakkın i’lamıyla bilmişlerdir veya Levh-i Mahfuza bakıp ondan almışlardır veyahut insanlardaki kuvve-i gazabiye ve şeheviyeden anlamışlardır.
-2- Kuvve-i şeheviye ile arzda fesat hasıl olur; kuvve-i gazabiyenin tecavüzüyle katl ve kıtale mahal olur. Halbuki arz, takva üzerine tesis edilmiş bir mescid hükmündedir.
ise, fesat ile sefk gibi iki rezileyi birbirlerine atf ve cem eder. Çünkü fesat, sefk-i dimaya sebeptir.
-3- ’nin
-4- ’ye tercihen zikrinden anlaşılıyor ki, sefk, zulmen yapılan katldir. Bu ise, fesada daha münasiptir. Çünkü katlin ifade ettiği mana, katlin mübah kısmına da şamildir: Cihadda veya bir cemaati kurtarmak için yapılan katller gibi ki, bu katl, fesada münasip olmaz.
-5- Sefk kelimesinin delalet ettiği ıraka-i demdeki dem’i tekittir.
-6- Beşerin ca’lindeki hikmeti soran melaikeye, sanki şöyle bir itiraz varit olmuştur: "Beşerin Allah’a yapacağı ibadet ve takdis, onun ca’line sebeb-i kafi gelmez mi ki, ca’linin hikmetini soruyorsunuz?" İşte vav-ı haliye ile zikredilen
-7- cümlesi, güya o itirazı ref etmeye işarettir.
Maasiden masum melaikenin cemaatlerinden kinayedir. Cümlenin cümle-i ismiye
1 Fesad çıkarıyor.
2 Onda.
3 Kan dökerler.
4 Öldürürler.
5 Kanlar.
6 Halbuki biz, hamdinle seni tesbih ve takdis ediyoruz.
7 Biz tesbih ediyoruz.