Tarihçe-i Hayat Altıncı Kısım: Emirdağ Hayatı

haricinde başkasının hüsn-ü zannıyla bana ihanet ediliyor. Farz-ı muhâl olarak, bu teveccüh-ü âmme hakîkat da olsa, vatana, millete fâidesi var, zararı olmaz. Hem eğer, bir parçasını ben de kabul etsem, bu ihtiyarlık, hastalık, yoksulluk ve soğuk bir oda içerisinde, dehşetli bir haps-i münferidde, zarûri hizmetlerimi görmek için bir iki insanın dostluğunu kabul etmekliğimde hangi fenalık var? Hangi kanun bunu meneder? Bir iki işçi çocuktan başkasını benimle temas ettirmemek hangi kanunladır? O işçi çocuklar her vakit bulunmadığı için, kendim işimi göremiyorum. Bu dehşetli vaziyeti, elbette bu memlekette inzibat ve hükûmet ve idare adamları nazar-ı ehemmiyete almak borçlarıdır. Cidden alâkadar eder diye size beyân ediyorum.
Emirdağ’ında bir tecrid-i mutlakta
Said Nursî


Çok azîz, sıddîk, bahtiyar kardeşlerim,
Kızıl Rusya’dan çıkarak, kızıl ateşler, kızıl kıvılcımlar saçan ve birer birer dünya şehrinin mahallelerini saran ve oraları yakıp kavuran, bâzı yerlerde de nifak ve şikak ateşleri saçarak, kardeşine, "Kardeşini öldür!" diye bağıran ve en nihayette âlem-i Hıristiyâniyeti yakıp, kavurup, harman gibi savurduktan sonra, âlem-i Islâm mahallesini saran ve evimizin saçaklarına kıvılcımları sıçrayan ve çok büyük ve çok dehşetli bir belâ olan, komünizm gibi azîm bir yangına karşı itfaiye vazifesini üzerine alan Risâle-i Nur, Müslümanların ve beşerin en büyük ve yegâne tahassüngâhı ve en büyük melceidir.
"Ey Fahr-i Âlemin gösterdiği doğru yoldan şaşanlar! Dünyanın fânî metâlarına gururlanıp taşanlar ve ey dünyamıza zararı olur korkusu ile Nur-u Kur’ândan kaçanlar! Küfr-ü mutlak ateşinin bizleri sardığı bir zamanda, ancak ve ancak en müstahkem; en kavî ve yıkılmaz ve sarsılmaz bir tahkimâtı olan Risâle-i Nur’un nûrânî siperlerine ilticâ etmekle ve onun daire-i kudsiyesine girmekle kurtulacaksınız ve îdâm-ı ebedî zaimettiğiniz ölümü bir hayat-ı bâkiyeye tebdil edeceksiniz. Ve işte, o Nurun mübârek tercümanının ve mübârek şahs-ı mânevîsinin

Bizi, anne ve babamızı, Risâle-i Nur talebelerini, onların da anne ve babalarını ateşten koru.