Tarihçe-i Hayat Altıncı Kısım: Emirdağ Hayatı

mükemmel sevap ve zafer ve âhirette, inşaallah, Cennet ve Âb-ı Kevseri kazandırır. Demek bu gizli plânı Heyet-i Vekîle ve Reis hissetmiştiler ki, buralarda umum memurlar, hattâ vâli ve kaymakam ve zâbıta benimle görüşmekten kaçıyor ve ürküyordular. Ben de hayret ederdim. Fakat, elimizde yalnız Nur bulunduğunu ve siyaset topuzu bulunmadığını zerre kadar aklı bulunanlar anladılar. Gariptir ki, en ziyâde lehime çalışması lâzım olan bâzı vazifedarlar, aleyhimde istimâl ve istihdam edildi.
Nurcular çok ihtiyat ve dikkat ve temkinde bulunmaları lâzımdır. Çünkü, mânevî fırtınalar var; bâzı dessas münâfıklar her tarafa sokulur. Istibdâd-ı mutlaka dinsizcesine taraftarken, hürriyet fırkasına girer; tâ onları bozsun ve esrarlarını bilsin, ifnâ etsin.
Hem Salâhaddin’in, Asâ-yı Mûsâ’yı Amerikalıya vermesi münasebetiyle deriz
"Misyonerler ve Hıristiyan ruhânîleri, hem Nurcular, çok dikkat etmeleri elzemdir. Çünkü, her halde şimâl cereyanı; Islâm ve Isevî dininin hücumuna karşı kendini müdafaa etmek fikriyle, Islâm ve misyonerlerin ittifaklarını bozmaya çalışacak. Tabaka-i avâma müsaadekâr ve vücub-u zekât ve hurmet-i riba ile, burjuvaları avâmın yardımına dâvet etmesi ve zulümden çekmesi cihetinde Müslümanları aldatıp, onlara bir imtiyaz verip, bir kısmını kendi tarafına çekebilir." Her ne ise, bu defa sizin hatırınız için kaidemi bozdum, dünyaya baktım.
Said Nursî


Bu Sıkıntılı Zamanda Nefsim Sabırsızlıkla
Beni Tâciz Ederken, Bu Fıkra Onu Tam Susturdu, Şükrettirdi.
Size De Fâidesi Olur Diye Leffen Takdim Edilen Bu Fıkra,
Başımın Yanında Asılı Duruyor


1. Ey nefsim! Yetmiş üç sene, yüzde doksan adamdan ziyâde zevklerden hisseni almışsın. Daha hakkın kalmadı.
2. Sen, ânî ve fânî zevklerin bekasını arıyorsun; onun için, onun zevâliyle ağlamaya başlıyorsun. Kör hissiyâtınla bu yanlışının tam tokadını yersin. Bir dakika gülmeye bedel on saat ağlıyorsun.
3. Senin başına gelen zulümler ve musîbetlerin altında kaderin adâleti var. Insanlar, senin yapmadığın bir işle sana zulüm ediyorlar. Fakat, kader senin gizli hatâlarına binâen, o musîbet eliyle seni hem terbiye, hem hatâna keffâret ediyor.
4. Hem, yüzer tecrübenle, ey sabırsız nefsim, katî kanaatin gelmiş ki; zâhirî musîbetler altında ve neticesinde inâyet-i Ilâhiyenin çok tatlı neticeleri var.