Tarihçe-i Hayat Beşinci Kısım: Denizli Hayatı


Reis Beyefendi,
Ankara makamatına, reisicumhura istida suretinde gönderdiğim müdafaanamemi ve başvekaletin de bunu ehemmiyetle kabul ettiklerini gösteren cevabî mektubunu rabten sunuyorum, takdim ederim. Makam-ı iddianın aleyhimizde beyan ettiği asılsız, ittihamkarane evhamın katî cevapları bu müdafaatımda vardır. Sair yerlerin garazkarane ve sathî zabıtnamelerine bina edilen buranın ehl-i vukuf raporunda hilaf-ı vakî ve mantıksız çok sözler vardır ki, onlara karşı da bu îtiraznamem takdim edilmişti.
Ezcümle, size evvelce arz ettiğim gibi, Eskişehir Mahkemesine, 163’üncü madde ile beni mahkûm etmek istedikleri zaman demiştim: "Hükûmet-i cumhuriyenin iki yüz mebusu içinde, aynı rakam,163 mebusun imzalarıyla Van’daki darü’i-fünûnuma (medreseme) yüz elli bin banknot tahsisat kabul etmeleri ve onun ile hükûmet-i cumhuriyenin bana karşı teveccühü, bu 163’üncü maddeyi hakkımda hükümden ıskat ediyor" dediğim halde, o ehl-i vukuf, "163 meb’us Said aleyhinde takibat yapmışlar" diye tahrif etmiş. Işte makam-ı iddia da, bu ehl-i vukùfun böyle bütün bütün asılsız ittihamlarına binaen bizi mes’ul tutuyor. Halbuki, meclisinizin kararıyla, en yüksek heyet-i ilmiye ve fenniyenin tetkikine ve tahkikine havale edilen Risale-i Nur’un bütün eczaları tetkikten sonra, bilittifak, hakkımızda, Said’in ve Risale-i Nur şakirtlerinin yazılarında dîni, mukaddesatı alet edip, devletin. emniyetini ihlale teşvik veya bir cemiyet kurmak ve hükûmete karşı bir sû-i maksadı bulunmak kastında olduğunu gösterir bir sarahat ve emare olmadığını ve Said’in şakirtleri, muhaberelerinde hükûmete karşı kötü bir kast beslemek, bir cemiyet kurmak veya tarîkat gütmek fikriyle hareket etmedikleri anlaşılmaktadır" diye müttefikan karar vermişler.