Tarihçe-i Hayat Beşinci Kısım: Denizli Hayatı

Tahlil: Üç ( ) altı yüz; dört( ) iki yüz; bir ( ), bir ( ) yüz; bir ( ), bir ( ), bir ) iki yüz on; dört ( ), bir ( ) yüz elli; üç ( ), bir ( ), bir ( ) kırk; bir ( ), dokuz ( ), bir ( ), bir ( ), dört ( ) altmış iki eder. Yekûnu bin üç yüz altmış iki ederek, bu senenin aynı tarihine ve başımıza gelen musîbetin aynı dakikasına tamı tamına tevafuku, kuvvetli bir emaredir.
...................
Üçüncü Emare’nin beyanına şimdilik lüzûm olmadığından yazdırılmadı.
Said Nursî

Bu hadise tesiriyle ben, kendimi masum kardeşlerime rıza-i kalble feda etmeye katî azm ü cezm ettiğim ve çaresini fikren aradığım vakitte, Celcelûtiye’yi okudum. Birden hatıra geldi ki: Imam-ı Ali (r.a.), "Ya Rab! Eman ver" diye dua etmiş. Inşaallah o duanın sırrıyla selamete çıkarsınız.
Evet, Hazret-i Ali Radiyallahü Anh, Kasîde-i Celcelûtiye’de iki sûretle, Risale-i Nur’dan haber verdiği gibi, Ayetü’l-Kübra risalesine işareten, der. Ve bu işarette îma eder ki: "Ayetü’lKübra yüzünden ehemmiyetli bir musîbet, Risale-i Nur talebelerine gelecek ve Ayetü’l-Kübra hakkı için o " fecet" ve musîbetten şakirtlerine eman ver" diye niyaz eder; o risaleyi ve menbaını şefaatçi yapar.
Evet, Ayetü’l-Kübra risalesinin tab’ı bahanesiyle gelen musîbet, aynen, o remz-i gaybîyi tasdik etti. Hem, o kasîdede Risale-i Nur’un mühim eczalarına tertibiyle işaretlerin hatimesinde, mukabil sahifede der:

Yani: "Sen, onların hassalarını topla ve manalarını tahkik eyle, bütün hayır ve saadet onlar ile tamam olur" der. "Harflerin manalarını tahkik et" karinesiyle, manayı ifade etmeyen hecai harfler murad olmayıp, belki kelimeler manasındaki Sözler namıyla risaleler muraddır.
*

* Ey Rabbimiz! Unutur veya hataya düşer de bir kusur işlersek, bizi onunla hesaba çekme. (Bakara Sûresi: 286.) · Gaybı Allah’tan başka kimse bilmez.