Tarihçe-i Hayat Dördüncü Kısım: Kastamonu Hayatı

derecesine çıkarmaktan daha mühim ve daha sevaplıdır. Çünkü, îman, saadet-i ebediyeyi kazandırdığı için, bir mü’mine küre-i arz kadar bir saltanat-ı bakiyeyi temin eder. Velayet ise, mü’minin Cennetini genişletir, parlattırır. Bir adamı sultan yapmak, on adamı vali yapmaktan daha sevaplı bir hizmettir.
İşte bu dakîk sırrı senin Ispartalı kardeşlerinin bir kısmının akılları görmese de umûmunun keskin kalbleri görmüş ki; benim gibi bir bîçare, günahkar bir adamın arkadaşlığını evliyalara, eğer bulunsaydı müçtehidlere dahi tercih ettiler. Bu hakîkate binaen, bu şehre bir kutub, bir gavs-ı azam gelse, "Seni on günde velayet derecesine çıkaracağım" dese; sen, Risale-i Nur’u bırakıp onun yanına gitsen, Isparta kahramanlarına arkadaş olamazsın!
Said Nursî

Risale-i Nur talebelerinden bir kısım kardeşlerimin, benim haddimin çok fevkınde hüsn-ü zanlarını tadil etmek için ihtar edilen bir muhaveredir.
Bundan kırk sene evvel, büyük kardeşim Molla Abdullah (rahmetullahi aleyh) ile bir muhaveremi hikaye ediyorum:
O merhum kardeşim, evliya-i azîmeden Hazret-i Ziyaeddinin (kuddise sırruhu) has müridi idi. Ehl-i tarîkatçe, mürşidinin hakkında müfritane muhabbet ve hüsn-ü zan etse de, makbul gördükleri için, o merhum kardeşim dedi ki: "Hazret-i Ziyaeddin, bütün ulûmu biliyor; kainatta, kutb-u azam gibi herşeye ıttılaı var." Beni, onunla rabt etmek için harika makamlarını beyan etti.
Ben de o kardeşime dedim ki:
"Sen mübalağa ediyorsun. Ben onu görsem, çok meselelerde onu ilzam edebilirim. Hem sen benim kadar, hakîki, onu sevmiyorsun. Çünkü, kainattaki ulûmları bilir bir kutb-u azam sûretinde tahayyül ettiğin bir Ziyaeddin seversin; yani o ünvan ile bağlısın, muhabbet edersin. Eğer perde-i gayb açılsa, hakîkati görülse, senin muhabbetin ya zail olur veyahut dörtte birisine iner. Fakat ben o zat-ı mübareki, senin gibi pek ciddi severim, takdir ederim. Çünkü, Sünnet-i Seniyye dairesinde, hakîkat mesleğinde, ehl-i îmana halis ve tesirli ve ehemmiyetli bir rehberdir. Şahsî makamı görülse; değil geri çekilmek, vazgeçmek, muhabbette noksan olmak, bilakis daha ziyade hürmet ve takdirle bağlanacağım. Demek ben hakîki bir Ziyaeddin’i, sen de hayalî bir Ziyaeddin’i seversin."