Tarihçe-i Hayat Dördüncü Kısım: Kastamonu Hayatı

Benim o kardeşim, insaflı ve müdakkik bir alim olduğu için, benim nokta-i nazarımı kabul edip takdir etti.
Ey Risale-i Nur’ un kıymetli talebeleri ve benden daha bahtiyar ve fedakar kardeşlerim! Şahsiyetim îtibariyle sizin ziyade hüsn-ü zannınız, belki size zarar vermez; fakat sizin gibi hakîkatbîn zatlar, vazifeye, hizmete bakıp, o noktada bakmalısınız. Perde açılsa, benim baştan aşağıya kadar kusuratla alûde mahiyetim görünse, bana acıyacaksınız. Sizi kardeşliğimden kaçırmamak için, kusuratımı gizliyorum.
Said Nursî


Bir hafta evvelki mektubunuza karşı hüsn-ü zannınızı bir derece cerh eden benim cevabımın hikmeti şudur ki:
Bu zamanda, öyle fevkalade hakim cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesabına aldığı için, faraza hakîki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zat dahi bu zamanda gelseydi; harekatını o cereyanlara kaptırmamak için, siyaset alemindeki vaziyetten feragat edecek ve hedefıni değiştirecek diye tahmin ediyorum.
Hem üç mesele var: biri hayat, biri şeriat, biri îman. Hakîkat noktasında ve en mühimmi ve en azamı, îman meselesidir. Fakat, şimdiki umûmun nazarında ve hal-i alem ilcaatında en mühim mesele, hayat ve şeriat göründüğünden; o zat şimdi olsa da, üç meselenin birden umum rûy-i zeminde vaziyetlerini değiştirmek, nev-i beşerdeki carî olan adetullaha muvafık gelmediğinden, herhalde en azam meseleyi esas yapıp, öteki meseleleri esas yapmayacak; ta ki, îman hizmeti, safvetini umûmun nazarında bozmasın ve avamın çabuk iğfal olunabilen akıllarında, o hizmet başka maksatlara alet olmadığı tahakkuk etsin.
Hem yirmi seneden beri tahripkarane eşedd-i zulüm altında o derece ahlak bozulmuş ve metanet ve sadakat kaybolmuş ki; ondan, belki yirmiden birisine itimad edilmez. Bu acîb halata karşı, fevkalade sebat ve metanet ve sadakat ve hamiyet-i İslamiye lazımdır; yoksa akîm kalır, zarar verir. Demek en halis ve en selametli ve en mühim ve en muvaffakıyetli hizmet, Risale-i Nurşakirtlerinin daireleri içindeki kudsî hizmettir.
Said Nursî