Tarihçe-i Hayat Dördüncü Kısım: Kastamonu Hayatı

, der. Sonra, o serzakirin emr-i maneviyesiyle , dediği vakit, o halka-i zikrin ve o çok geniş bulunan hatme-i Ahmediyenin (a.s.m.) dairesinde yüz milyon müridlerin , larından tezahür eden azametli bir hamdi düşünüp içinde ile iştirak eder. Ve hakeza, , ve duadan sonra , , otuz üç defa o tarîkat-i Ahmediyenin (a.s.m.) halka-i zikrinde ve hatme-i kübrasında, o sabık mana ile o ihvan-ı tarîkati nazara alıp, o halkanın serzakiri olan Zat-ı Ahmediye Aleyhissalatü Vesselama müteveccih olup, -1- der, diye anladım ve hissettim ve hayalen gördüm. Demek tesbihat-ı salatiyenin çok ehemmiyeti var.
· İkinci Mesele: Otuz birinci ayetin işaratının beyanında, -2- bahsinde denilmiş ki:
Bu asrın bir hassası şudur ki; hayat-ı dünyeviyeyi hayat-ı bakiyeye bilerek tercih ettiriyor. Yani, kırılacak bir cam parçasını bakî elmaslara, bildiği halde, tercih etmek bir düstur hükmüne geçmiş.
Ben bundan çok hayret ediyordum. Bu günlerde ihtar edildi ki: Nasıl bir uzv-u insanî hastalansa, yaralansa, sair aza vazifelerini kısmen bırakıp onun imdadına koşar; öyle de, hırs-ı hayat ve hıfzı ve zevk-i hayat ve aşkı taşıyan ve fıtrat-ı insaniyede derc edilen bir cihaz-ı insaniye çok esbab ile yaralanmış. Sair letaifi kendiyle meşgul edip sukut ettirmeye başlamış. Vazife-i hakîkiyelerini onlara unutturmaya çalışıyor.

1 Milyon salat ve milyon selam sana olsun ey Allah’ın Resûlü!

2 Onlar ki dünya hayatını seve seve [ahirete] tercih ederler. (İbrahim Sûresi: 3.)