iltifat ve selam sûretinde telakkî edip, teveccühünü de kazanmak için, medar-ı îtiraz noktaları o büyük üstadlarına karşı izah etmek, ellerini öpmektir.
Ey kardeşlerim! Bu zamanda öyle dehşetli cereyanlar ve hayatı ve cihanı sarsacak hadiseler içinde, hadsiz bir metanet ve îtidal-i dem ve nihayetsiz bir fedakarlık taşımak gerektir.
Evet,
-1- ayetinin mana-i işarîsiyle, ahireti bildikleri ve îman ettikleri halde dünyayı ahirete severek tercih etmek ve kınlacak şişeyi bakî bir elmasa bilerek rıza ve sevinçle tercih etmek ve akıbeti görmeyen kör hissiyatın hükmüyle, hazır bir dirhem zehirli lezzeti ileride bir batman safî lezzete tercih etmek bu zamanın dehşetli bir marazı, bir musîbetidir. O musîbet sırrıyla, hakîki mü’minler dahi bazan ehl-i dalalete taraftar olmak gibi dehşetli hatada bulunuyorlar. Cenab-ı Hak, ehl-i îmanı ve Risale-i Nur şakirtlerini bu musîbetlerin şerrinden muhafaza eylesin, amin.
Said Nursî
-2-
Ey kardeşlerim!
Bu zamanda, husûsan bu sıralarda, Risale-i Nur’un şakirtleri tam bir metanet ve tesanüd ve dikkat etmeye mecburdurlar. Lillahilhamd, Isparta ve havalisi kahramanları demir gibi bir metanet göstermesiyle, başka yerlere de hüsn-ü misal oldu.
Ey Hüsrev! Tesirli ve güzel mektubunu aldım. Vazifenin başına geçmen, bizi fevkalade mesrur etti. Binler safalarla geldin. Sen, bu bir buçuk sene maddî kalemin işlemediğinden merak etme. Senin yerine o kerametli kaleminin yadigarı olan Mu’cizat-ı Ahmediyenin biri vilayat-ı Şarkiyede fa’alane geziyor. Diğer son yazdığın nüsha da, İstanbul’da, senin yerinde çalışıp, inşaallah fütuhat yapar. Senin yazdığın mu’cizeli iki Kur’an-ı Azîmüşşanın bu havalide husûsan Ramazan-ı Şerifte sana kazandırdıkları sevapları ve tahsin ve tebriklerini, inşaallah yakında tab’a girmesiyle, alem-i İslamdan senin rûhuna yağacak rahmet dualarını düşün, Allah’ a şükret.
Said Nursî
1 Dünya hayatını seve seve ahirete tercih ederler. (İbrahim Sûresi: 3.)
2 Allah’ın adıyla. Onu her türlü kusur ve noksandan tenzih ederiz.