Tarihçe-i Hayat Sekizinci Kısım: Isparta Hayatı

mânevî kuvveti kaybedecektim. Ben, maddî ve mânevî herşeyimi fedâ ettim, her musîbete katlandım, her işkenceye sabrettim. Bu sayede, hakîkat-i îmâniye her tarafa yayıldı. Bu sayede, Nur mekteb-i irfânının yüz binlerce, belki de milyonlarca talebeleri yetişti. Artık bu yolda, hizmet-i îmâniyede onlar devam edeceklerdir. Ve benim maddî ve mânevî herşeyden ferâgat mesleğimden ayrılmayacaklardır. Yalnız ve yalnız Allah rızâsı için çalışacaklardır.
Bize işkence edenler bilmeyerek, kader-i Ilâhînin sırlarına, akıl erdiremeyerek, hakîkat-i îmâniyenin inkişâfına hizmet ettiler. Bizim vazifemiz, onlar için yalnız hidâyet temennîsinden ibârettir. Ben çok hastayım. Ne yazmaya, ne söylemeye tâkatim kalmadı. Belki de bunlar son sözlerim olur. Medresetü’z-Zehrâ’nın Risâle-i Nur Talebeleri bu vasiyetimi unutmasınlar.
Said Nursî